Fermuar

Fermuarın hayatımızdaki yerini, işlevini çok iyi bilmekte ve hayatımızın hemen hemen her alanını çok kolaylaştıran bir aksesuar olduğunun hepimiz farkındayız. Fermuarın ne olduğu ve ve ne işe yaradığını anlatmak yerine – ki bunu hepimiz çok iyi biliyoruz diye düşünüyorum- aile mesleği fermuar olan, çocukluğundan beri fermuar kokusu içerisinde büyümüş, üretimine bir şekilde katkıda bulunmuş bir tasarımcı olarak, biraz daha teknik ama anlaşılır bilgiler vermek istiyorum sizlere. Çünkü fermuar detaylarından bahsederken veya hem aparatlarıyla ilgili, hem de dişlerin ham maddesiyle ilgili detay verirken hep el yordamına ihtiyaç duyuyoruz. Detayları çok bilinmese de fermuarın parçalarından her biri ayrı bir tasarım ve Pazar unsuru olduğunu da bilmenizi isterim. Her biri için, hatta kaplamaları(altın, gümüş,oksit) için bile kurulmuş fabrikalar var. O halde biz detayların ayrıntılarına çok girmeden bir başlangıç yapalım;

Kürsör  ve Elcik
Dişleri birleştiren, birbirlerine geçmesini sağlayan aparata kürsör diyoruz. Kürsörler fermuarın en teknik parçası olup, kendi aralarında kancalı, iğneli, otomatik gibi çeşitlere ve kullanılan fermuarın tipine göre mekanik sistemlere ayrılıyor. Ancak o bilgiyi daha sonra fotoğraf desteğiyle açalım. Sonuçta bir mühendis tarafından tasarlandı.Kürsörün belirleyicisi genelde dişlerin hammaddesi, kalınlığı veya kullanıldığı ürün üzerindeki işlevi olarak farklılık gösteriyor.

Kürsörün ucundaki, kürsörü aşağı yukarı hareket ettirebildiğimiz parçaya ise Elcik diyoruz. Elcikler de çok çeşitli ve farklı tasarımları olan, fermuarın estetik ve görsel değerini arttıran en can alıcı parçasıdır. Taşlı, desenli, değişik formlarda üretilip, kullanmak istediğiniz tasarımınızın değerini arttırabilecek nitelikte bir aksesuardır. Dolasıyla hammaddesi çok çeşitli ve değişkendir. Genellikle Tasarımcının beğenisine, insiyatifine, kullanılacak ürünün marka değerine göre tercih edilebilir. Fermuarın kenarındaki kumaşa şerit denilmekte, şeritlerin kalınlığı, gramajı ve renkleri belirleyici bir özellik göstermektedir. Üzerinde kullanılan dişlerin hammaddesine göre şerit kalınlığı ve dokuma türü belirlenir. Bu seçicilik fermuar kullanım süresini arttırmak için çok önemlidir. Yanlış eşleşme yapılırsa şerit yırtılacak, dişleri Şeriti tutmayacak Veya kürsör açılıp kapanırken fermuarı bozacaktır. Şerit seçimi de oldukça önemlidir anlayacağınız. Kürsörün dişlerden uçup gitmesini engelleyen stoperler ise fermuarın son dokunuşudur. A stop alt stoperin adı, B stop üst iki stoperin adı oluyor. Bu stoperler ise fermuarı kullanım yerine göre ikiye ayırıyor; dipli ve separe fermuar olarak…

Dipli Fermuar ve Separe Fermuar
Dipliler alttan açılmayan fermuarlardır. Stoperle sağlamlaştırılmıştır. Etek pensi, pantolon ağı, elbise yakası gibi, belirlenmiş bir açıklığa göre hesaplanır. Separe fermuarlar ise alttan açılabilir fermuarlardır. Yine teknik bir detayla kürsörün dibe inmesiyle fermuar alt stoperden açılacak, sonra isteğe göre geri takılacaktır. Bu fermuar da genellikle mont, büstiyer ve hırkalarda tercih edilmektedir. Örneklerden sonra kafanızda daha iyi canlandığını düşünüyorum separe ve dipli fermuar türünün. Sıra geldi Kemik- Metal- Naylon fermuar ayrımına. Bunlar en baştan beri söz ettiğim fermuar dişlerinin hammaddesidir. Kullanım yerine göre tercih edilir. Kemikler; daha spor kıyafetler, metaller; montlar, jeanler, ayakkabı ve çantalar, naylonlar ise; elbiseler, kumaş pantolon gibi daha ince malzemelerle yapılmış ürünlerde tercih edilir.

Bazı seçimleri yaparken, yazılmamış kanunlar vardır. Bunlar daha önce denenmiş, kullanılmış, beğenilmiş, tekrarlanarak günümüze gelmiş klasikleşmiş unsurlardır. Genellikle seçimlerimizi bu yönde yaparız. Fermuarın kullanım yerlerini belirlerken bu klasik, ön görülmüş seçimi tercih etmeniz sizin teknik hatalar yapmanızı önleyecektir ancak yine de aksesuar seçiminin bir tasarım belirleyicisi olduğunu da aklınızdan çıkarmamalısınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir